AŞKA YOLCULUK – 13. BÖLÜM

Artık içim içime sığmıyordu…İçimde acayip duygular kıpraşmaya başlamıştı elimde olmayarak başka alemlere dalıyordum. İçimdeki sıkıntıyı efkarı dağıtmak için yalnızlığı seçmiş kendimi dağlara ovanın ıssızlığına hapsetmiş akşamın kızıllığında ister istemez kendimi hesaba çekiyordum ve kendi kendime o rehavetin içinde elimdeki bardağa bakarak adeta cevap bekliyordum….”OĞLUM NEREYE KADAR”…..SONUÇ..NEDEN..NİÇİN..NASIL….vs.vs.vs… bitmek tükenmek bilmeyen sorulara cevap vermiyordu elimdeki bardak…bu hatırladığım kadarıyla üç beş hafta mı diyeyim üç beş ay mı diyeyim devam etti…içimde öyle sıkıntılar depreşiyordu ki hiç bir şey teselli etmiyordu……belki yaşadığım çevre dar olmasına rağmen bu çevrede yaşanabilecek dünya lezzetlerini tümünü tatmıştım. Başka başka değişik hayaller arıyordum…lakin onu da bulamıyordum. Önüme hep iki şık çıkıyordu…içimden duygu mu desem ne desem inan ki o günlerde anlam vermediğim biri sağımdan diğeri sanki sol yanımdan fısıltılar oluşuyordu…sağımdaki ses yeter artık namaz seni bütün kötülüklerden alıkoyar. Derken öbür taraftan ya oğlum elinde avucunda var ye iç eğlen hayatın tadını çıkar vs vs haykırırken nasıl olduğunu tam hatırlamıyorum bir gün sabahlamıştım eve dönerken ben artık değişeceğim bu hayatı sevmiyorum bu yaşam benim tarzım olamaz anamı babamı çocuk çoluğumu üzmeye hakkım yok…….Gibi duygular ağır basmaya başladı hele o günün sabahı eve giderken sabah ezanında bu duygular daha da perçinleşti….. Artık hayatıma yeni bir şekil verme dürtüsü ağır bastı nefsimin zevki alem gıdalarını kestim cuma namazlarına başladım ama içimdeki kötülüğe meyille engel olamadım olamıyordum. Öyle bir itici güç vardı ki içimde o ses beş vakit namaz kıl işte o zaman kötü düşünceleri silersin gibi o sese kulak verdim beş vakit namaza başladım….bir yandan da hocaya gidip kendimi okutuyordum kötülüklerden kaçmak uzaklaşmak için….vel hasıl bu böyle devam ederken üç gün sonra acayip olmaya başladım. Allah Allah ne oluyordu bana ALLAH CC beni huzuruna kabul etmiyordu nasıl mı inanınki anlatması güç bir şey bu benim başımdan geçmiş olmasa idi bir başkasının ağzından duysam inanmazdım…”niyet ettim Allah rızası için namaz kılmaya” niyet le beraber tekbir getirir getirmez elimde olmayarak ters istikamete dönüyordum zar zor rükûya gidebilsem belime L demir koymuşlar gibi kıyama geçemiyordum…o günlerde namazı gizli gizli kılmaya çalışıyordum ama kılamıyordum…zaten beni camiide görmeleri insanlara teşbihte hata olmasın FİRAVUNU camii de görmek gibi bir şey ….. çünkü o kadar ALLAH ve RASULUNDEN uzaktım ki insanların o gözle bakmalarını da doğal karşılıyordum… 8 ay mücadele ettim namaz kılabilmek için …ruh ve sinir hastalıkları doktoruna gittim doktor bana vücudunda a….l eksikliği var birden bıraktığın için kriz yapıyor dedi ben de ona peki ben bir namaz kılayım sen izle …bu yerken içerken olmuyorda niçin namazda oluyor … Doktor Halimi görünce inanamadı…zaten bir insan benim o halimi gözüyle görmese bunu hiç bir kalem kağıt yazmakla tarif edemez….babam anam bile inanmıyorlardı rol yapıyor diye bir gün ben evde ibadet etmek için bir odaya geçtim iki saat uğraştım bir rekat namaz bile kılamadım işte o iki saat içerisinde ben namaz kılmak için mücadele ederken anam babam bize gelmişler… benim o halimi habersiz izleyince bakın ne oldu. Ertesi gün beni okuyan hocaya demişler ki buna biz inandık bu gerçekten hasta kendine eziyet etmesin eski hayatına dönsün…hocada geldi bana aynısını söyledi ve seni bir daha okumayacağım dedi…bende afalladım şaşırdım. Elimde olmayarak hocaya öyle bir çıkıştım ki…hoca ALLAH var mı dedi ki var peki cennet dedi ki var cehennem dedi ki var ….vs .vs. peki ALLAH beni bu dünyada huzuruna kabul etmiyor….yarın öbür alemde ben ne olacağım anamın babamın merhameti beni kurtarır mı ?

İster oku ister okuma ben ALLAH cc kendimi ilahi huzuruna kabul ettireceğim o seccadede öleceğimi bilsem o namazı kılmaya devam edeceğim…. etrafımda ne kadar ölmüş evliyalar var ise onları ziyarete gidiyorum onları vesile kılarak derdime derman aramak için lakin onların mezarlarına da yaklaşamıyordum.. el arabası ile beni götürüyorlardı o kabirlerin yanına .. bir yandan da çevrede duyduğum işittiğim hocalara giderek şifa için her türlü sebeplere dayanıyordum bu böyle 8 ay sürdü çare olarak bir tek afyonda bir hoca iki rekat namazı şöyle kıldırdı tekbir getirtmeyenler yansın rukuya vardırmayanlar yansın secdeye varmayanlar yansın tabi ki her komutta bir şeyler okuyordu 8 ayın içerisinde ilk namaz böyle oldu …..ama derdime derman bulamadım….

İşte bir eylül ayı idi o zamanlar benim bu halimi duymayan kalmadı ama gözüyle görenler haricinde kimsede inanmıyordu arkadaşlarımdan biri bana dediki adıyamanda bir zat var o afyona geldi ona gidersen şifa bulursun inşallah … artık belki de son çare olarak onu duymuştum tamam dedim hemen karar kıldım gitmeye … sabah yola çıktım öğleye doğru afyona vardık avluyla çevrilmiş bir yer… kapıdan içeri girerken nasıl desem hani tahtadan yapılmış pinokyo gibi dondum kaldım. Tıpkı namazda ki gibi dondum hiç bir yerim kımıldamıyor, beni üç dört kişi aldı götürdü cenazeyi taşır gibi beni mübareğin önüne doğru koydular…Kardeşim Ömer gitti mübarekle bir şeyler konuştular sonra geldi yanıma hadi çıkalım dedi ben o anda sadece olanları izliyorum çünkü hiç bir tarafım kımıldamıyordu tıpkı namazda imiş gibi nasıl ki geriye döndüm mübareğe sırtımı döner dönmez sanki namazdan selam vermiş gibi rahatladım. Dışarı çıktım… kardeşime sordum ne zaman beni okuyacak dedi okumayacak peki ne zaman muska yazacak dedi yazmayacak peki ne olacak dedi ki dua edecek …

İşte o an dünyam alt üst olmuştu…belki de son ümidimdi bu çünkü öyle anlatılmıştı ki bu kapıda şifa bulacaktım…o sinirle arabaya yönelip hadi gidelim bu tövbe haşa bu iş dua ile olsa idi babamın anamın duasıyla olurdu…diyerek oradan ayrılmaya karar kılarak arabaya yaklaştım…tam o anda bir ses ile irkildim o ses SOFİ..SOFİ.. diye haykırıyordu döndüm baktım bir seyyar satıcı bana sesleniyor buyur amca dedim gel seni muayene edeyim dedi şöyle bir belimi kol açan etti senin şifan şu şişelerdekiler tanesi 1.lira beş on hatta 15 tane alırsan hiç bir şeyin kalmaz … kafam o an öyle bir attı ki karşımdaki 80 yaşlarında yaşlı sakallı adama öyle bir çıkıştım ki ya sen ne diyorsun ben bataklıktan geldim sen ne diyorsun ben ne diyorum benim derdim namaz o içerdeki dua edince kaç para alacak …yaşlı dede öyle bir ah çekti ki hakaretlerim karşısında bana söylediği söz iki kere ….bana tokat atsana bana tokat atsana ….yaşlının sakinliği karşısında mahcup oldum ve niye sana tokat atacağım haddime mi dedim o da “ Bana bak 8 ay gezmişsin gel Sadatın elinden tut 8 saat burada kal sabah kalktığında bir şeyin kalırsa benim baraka şu karşıdaki gel bana o zaman olmadık hakaretleri yap dedi işte o an kalbim allak bullak oldu orda kalmaya nefsim istemese de kalacağım dedim…

İkindiye doğru mübarek geldi tövbe vermeye başladı ben gitmeye çalıştım gidemiyorum…arkamdan iki üç kişi ite kalka zar zor yaklaştım. Elinden tutuğum an…

da yarabbii der demez hayvan gibi anırmaya başladım … işte o an sadece elimde olmayarak mübareğin pamuk gibi ellerini incitmemek için bir gayret içinde olduğumu hatırlıyorum…tövbeden sonra mübarek sofilere tövbe verirken ben adap dinlemek için bir köşeye çekildim amma o mübarek devamlı beni süzüyor içimden bir ses ya oğlum bununda cini var kalk git diyordu ama diğer taraftan oğlum bu senin son çaren akılı ol diye kendimi zor zapt ettim tabi ki tarikat şeyh gibi kavramlara hiç alışık değildim….yatsıdan sonra arkadaşların yardımıyla adapları yapmaya çalıştım …sabah olunca güneşin doğmasını bekledim ..işte o an acayiplik hissettim kendimde hemen lavabolar kısmında aynalara koştum baktım ki bir değişim yok ben zannettim şekil değiştiriyorum…Sonra mescide gittim aman Allahım hiç bir şey yok RABBIM BENİ HUZURUNA KABUL ETMİŞ…..

ŞÜKÜRLER OLSUN BU HASTALIĞI VESİLE EDEREK DOSTUNUN KAPISINA BİR GÜNAHKARI TESLİM ETMİŞ…. inşallah o kapının münkiri olmayız…ayrıca o İzmirli amcayı dedeyi bir daha görmedim görsem ilk önce helallik dileyeceğim sonra ayaklarını öpeceğim o olmasa gene şeytanın askeri olabilirdim…şayet vefat etmişse ALLAH cc mekanını cennet eylesin…işte ne kadar kısaltsam da ibret olsun diye sizlere bunu paylaşıyorum….okuyanlar bana dua etsin tekrar şeytanın maskarası ve askeri olmayayım inşaallah…çünkü ALLAHU TEALA ” Bir kimse rahmanın zikrinden yüz çevirirse biz ona şeytanı musallat ederiz” buyuruyor. ALLAH CC bizleri doğru yolda daim kılsın. İnşallah….amiiiin. SEYDA Abdül Baki hz. o yıldan buyana afyona gelmiyor..ama biz elhamdülillah her yıl üç beş sefer gidiyoruz..

AŞK’A YOLCULUK hakkında bilgi almak için tıklayın

SİZDE HİKAYENİZİ GÖNDERİN YAYINLAYALIM – Tıklayın

AŞK’ A YOLCULUK bir önceki bölüm – Tıklayın 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s