AŞKA YOLCULUK / 20.BÖLÜM : Sofi Oluş Öyküleri

AŞK’A YOLCULUK: Sofi Oluş Öyküleri / 20.BÖLÜM

1984 Samsun doğumluyum. Evliyim. Güvenlik görevlisiyim. Bursa’da yaşıyorum. Yaşadığımız bu zamanda böyle sofilik kavramlarının ve mürşidi kamil kavramlarının varlığından hiç haberim yoktu. Ama

Yüce Rabbim bu dünyayı zalimlerin eline, Ümmeti Muhammedi sahipsiz bırakmadığını, maneviyat bir duygu tarafım da vardı. Arkadaşımdan ilk duyduğum da içimde sıcak bir duygu oluştu. Hiç düşünmeden tasdik ettim. Önceden günahlarıma bu kadar pişman olmazdım. Sanki şimdi beni takip eden terbiye eden birileri, bir hocam var. Allah’ın izni ile. Her gün her zaman bana ödev verirmiş gibi. Kalbimi düşüncelerimi ona teslim etmişim, Allah-Nebi aşkı ve sevgisi ile dolduruyor. Bir buçuk sene önce arkadaşım bu konulardan bahsediyordu. Ben arkadaşımı hep atlatıyordum. Daha sonraya erteliyordum. Bu böyle altı ay falan sürdü. Bir gün evim de uyuyorum. Telefonum çaldı. Arkadaşım. Açtım. Çabuk abdestini al şuraya gel demiş. Ne dediğini bile anlamadım tamam demiş bulundum. Tekrar aradım adresi yolda aldım. Tam kendime geldiğimde vekil amca ile tanışıyordum. Allah onlardan, vesile olanlardan ve bu hizmetlerde bulunanlardan, razı olsun. Menzile gitmedim. Ama çok istiyorum. Allahım nasip eder inşallah. Mürşidimizi bu yaz İstanbul ziyaretim de gördüm. Ziyarete bir servis otobüsü ile anlaşmalı gidiyoruz. Öğle namazından en fazla bir buçuk saat sonra işimiz biter yola çıkarız. Gittik. Öğle namazını kıldık. Seyda yok. Vekil abiler haber aldı ancak ikindi namazından sonra yola çıkacağını ve 1 saat yol dan geleceğini belirtti. Bizde durumu anlattık. Görevli vekil abinin tavsiyesi bize buradaki vekillerden tövbe alarak dönmekti. Biz öyle yapmadık. Benim içimde burukluk hüzün. Sadece dua etmek geliyor içinden insanın. İçimizde arkadaşın kardeşi vardı, en küçük ve günah sayfaları açılmamış olanımız. Aklıma bu çocuk geldi; keşke o dua etse, benim yüzüm yok, günahsız bu çocuğun duası kabul olur. Gözlerim çocuğu ararken birde baktım arkadaşlardan biri çocuğu tutmuş bir kenarda bir şeyler anlatıyor. Ben uzaktan izliyorum. Arkadaş çocuktan ayrıldıktan sonra çocuk döndü kıbleye. Elini açtı ama sanki ben bu anı daha önce yaşamış gibi takip ediyorum. Bir yandan bende içimden dua ediyorum. Ümitsizliğe nedense hiç düşmedim. Yemek yedikten sonra arkadaşlar benden ayrıldı. Markette menzil camiden gelen halı seccadeler olarak tahmin ettiğim seccadelerin önünde durdum biraz onlarla konuştum. Ama farkında değilim. El sürerken sorumlu abi geldi. Abi geldiğinde fark ettim. Sanki bir tuhaf oldum. Beni fark ettiğini bilmem ama bana ”kurban onlar menzildeki cami halılarından. Vakıf için satılıyor” dedi. İçim gitti. İçimde bir bağ oldu sanki onlarla. Bu yolda hizmetin önemli olduğunu biliyordum. Hem hizmetim olsun hem de bu parçalardan benim evimde de olsun istedim. Ama imkân yoktu. Çaresiz kendimi dışarı attım. Bir an ortalık karıştı sanki. Otomobil yol görevlileri yoldan sofileri kenara alıyor. Sordum seyda geliyor inanamadım(“GAVSI SANİ(K.S.A)” SAYFASI ->www.facebook.com/KAINAT.PADISAHI )

Sordum seyda geliyor inanamadım bize ikindi namazından sonra çıkacağını söyledilerdi. Öyleydi de. Öğle namazını kılalı 1 saati geçmişti halbuki. İçim doldu yine. Şükürler olsun Rabbime. Sen nelere kadirsin. Ben yolda önde bulunuyordum. Önümden geçti yüzünü görmedim. Otomobil içinde heybetli bir gölge olarak belirdi mübarek. Mescide geçtim. Gurupta sarığı tutdum. Şükürler olsun. Tövbe alırken ben yoğunluktan mübareğin arka taraflarına gelmişim. Orada bizi yönlendiren abiler vardı sadece. Benim elime sarığı aldığımda gözlerim doldu. Kalbimin atışı nefesimi kesiyordu. Tövbe verirken göremedim. Tam bizi çıkarıyorlar yönlendiren abilerden birine rica ettim. Beni tuttu kolumdan mübareğin arkasındaki kalabağın içinden bir hol gibi ayrıldı sanki. Yüzünü göremedim ama sol arka tarafından gördüm mübareği. 3-5 saniye bile bakamadan gözlerime kalbime ve nefesime söz geçiremez oldum. Bi boşlukta gibi salıverdim kendimi. Kendime geldiğim de ağlıyorum. Oturmuşum vekil abiler talimat veriyor. Kalbimin varlığının farkına vardım. Kalbimin isteklerini duymaya başladım. Ama hala nefsimi yenemiyorum. İnsanların davranışlarını fark etmedim ama sanki bana güvenleri var. Yalan konuşmazdım ama sanki insanların güveni arttı gibi. O anlatılmaz bir şeydi. Gerçekten yaşamak lazım.

AŞK’A YOLCULUK Facebook Sayfasını Takip Edin●AŞK’A YOLCULUK hakkında bilgi almak için tıklayın

●AŞK’ A YOLCULUK bir önceki bölüm için tıklayın

●SİZDE DE BU ADRESTEN  HİKAYENİZİ GÖNDERİN YAYINLAYALIM

GAVSI SANİ(K.S.A)”  Sayfasına Gitmek İçin Tıklayın     >              

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s