NAMI DİĞER ‘DEVE HÖRGÜÇLÜLER’E: “KENDİNİZE GELİN!”

SÜSLÜMAN DEVE HÖRGÜÇLÜLERE:

  images  Onlar kapanmayı “dindarlaşmaya” değil “sosyalleşmeye” aracı olarak gören; genç neslin “dolama” diye ağzına doladığı renk renk,desen desen şalları ve saçlarının arkasına sardıkları ismi lazım olmayan o her neyse ile kafalarını bir füze gibi yapmayı becerebilen,görünüşüyle adeta “Ben Resulullah’ın (a.s) ‘’ Onlara cennetin kokusu haramdır’ dediği deve hörgüçlüyüm” diye bağıran ve işin ilginç tarafı bu mide bulandırıcı halleriyle bir de başları dik gezerek ve kendilerini İslam’ı veya sofiliği temsil eden kişiler olarak görmeye cüret edebilen, üniversite gençliğinin “süslüman” olarak tanımladığı süslü Müslümanlar.

 

GİYİNMİŞ ÇIPLAK KADINLAR: CENNET ONLARA UZAK


İSLAMDA YASAKLANAN DEVE HÖRGÜCÜ (TOPUZ) ÇEŞİTLERİ
“Ateş (cehennem) ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim. (Birinci sınıf) Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onlarla insanlara vuran kimseler… (İkincisi) Giyinmiş çıplak kadınlar ki, bunlar Allah’a taatten (itaatten) dışarı çıkmışlardır. Bunlar (hem kendileri baştan çıkmıştır), hem de başkalarını baştan çıkartırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet’e girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile alamazlar. Halbuki Cennet’in kokusu şu şu kadar uzak mesafeden hissedilir.” (Hadîsin ravisi Ebu Hureyre hazretleridir.)

“Cennetin hangi kapısından istersen o kapıdan gir!” müjdesine layık olmak varken, “Cennetin kokusunu dahi duyamayanların içine düşecek hale gelmek” göze alınabilecek bir akıbet değildir.

Bu konuda ahir zaman kadınlarının giyimlerini tarif eden hadislerde: “kasiyatün!- ariyatün!..” kelimeleri kullanılmıştır. Yani, onlar giyinmişler ama çok dar giyerek hiç giyinmemişler gibi görüntü verecekler… saçlarını başlarına toplayıp deve hörgücü görüntüsü vererek de dikkatleri hep kendi üzerlerine çekmeye çalışacaklar.. İşte bu türlü tahrikçi giyimleri tercih edenler cennetin kokusunu dahi duyamayacaklar… uyarısında bulunulmuştur.

Bu sebeple, ahir zaman kadınlarının giyimini tercih eden görüntü vermemek için el-yüz dışında bedeni tümüyle örten bolulukta, beden hatlarını belli etmeyen genişlikte giyimleri tercih etmekte isabet olduğu kesindir. Yani giyinmişler ama giyinmemişler gibi kendine baktıran darlıkta giymemeli, saçlarını başına deve hörgücü görüntüsü verecek şekilde toplayarak dikkatleri üzerine çekmeye çalışıyor yorumuna sebep olmamalıdır..

Zaten tesettürün hedefi de, bakışları üzerine çekmek değil tam aksine, üzerine yönelecek rahatsız edici bakışlardan kendini korumaya almaktır..

YAPMAYIN ALLAH AŞKINA!

Giysiler çok abartılı. Renkler çok parlak. Görünüş fazla kokoş.. Yapmayın Allah aşkına. Geçen otobüsle eve dönerken yaşadığım birA2LiFFeCAAAIIqn
olay. Birbirleriyle sarmaş dolaş genç bir çiftin  hal ve hareketlerinden rahatsız olduğum için olacak arka taraflarında otururken ön taraflarındaki yerin boşalmasıyla oraya geçtim. O sırada namı diğer modern bir kapalı, namı diğmez bir deve hörgüçlü otobüsten indi. Bakmaya değil aynı ortamda durulmaya haya edilecek bir giyim. Hareketlerinden  rahatsız olduğum gençlerin kısık sesle olan konuşmalarına kulak misafiri oldum , şöyle diyorlardı

“ Şuna baksana . Başına sarmış kırmızı eşarp, başını eğdiğinde ensesi, yukarı baktığında boğazı, eğildiğinde göğsü açılıyor. Altına giydiği daracık bir kot, ayaklarında boyum kadar topuk..Yüzündeki makyajı da gördün mü? Birde Müslümanım diye başları dik geziyorlar.  Baş örtüsü işte böyle bir şey. İyi ki açık saçlarım..”

Utandım. Gerçekten utandım. Bu konuşmaları duyduktan sonra henüz ineceğim durak gelmeden indim ve böyle bir şey yazmaya karar verdim.

604082_558890260822102_1263688385_n

Başını örttü diye bu  kıza tesettürlü mü diyeceğiz?


Yukarıda mealini verdiğim hadîs-i şerifte “Giyinmiş çıplak kadınlar…” ibaresi yer alıyor. Evet, böyleleri tesettürlü çıplaklardır. Böyle çarpıcı, göze batıcı, tahrik edici kıyafet, çıplak kadınlarınkinden daha fazla dikkat çeker.

Saçları deve hörgücü gibi olan kadınlar hadîsi, Resulüllah Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir mucizesidir. “Ben onları görmedim…” diyor, ileride olacak bir şeyden bahs ediyor…

KUR’AN’DA GEÇEN GERÇEK TESETTÜR NASILDIR?

İslâm bilginleri âyet ve hadislere dayanarak avret mahallini (örtülmesi zorunlu yerlerini) erkekler için diz kapağı ile göbek arasının; kadın için; Müslüman kadınlara karşı göbek ile diz kapağı arasının; mahremlere yani dinen evlenemeyeceği erkeklere karşı; yüzü, başı, saçı, göğsü (sadrı), ayakları, bacakları, elleri ve kolları hariç diğer uzuvlarının; namahremlere yani dinen nikâhlanması helâl olan erkeklere karşı; yüzü, elleri ve
423824_292738737462225_133667426702691_706772_771275441_n
ayakları hariç bütün uzuvlarının avret yeri olduğunu söylemişlerdir.

Kur’ân-ı Kerim’de kadınların örtünmeleri ile ilgili olarak Ahzâb sûresinde, “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mümin kadınlara (dışarı çıktıkları zaman) örtülerini üstlerine salmalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” buyurulmuştur (Ahzâb, 33/59). Bu âyetten sonra inen Nûr sûresinin 31. âyetinde ise; “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar; ırzlarını korusunlar. Kendiliğinden görünen kısmı hariç, zinetlerini açmasınlar. Baş örtülerini, yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini; kocaları, babaları, kayınpederleri, oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınlar, ellerinin altında bulunan köleleri, erkekliği kalmamış hizmetçiler yahut henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” buyurulmuştur. Kur’ân’daki bu hükümlerin yanında Hz. Peygamber de, vücut hatlarını belli edecek tarzda giyinmeyi, karşı cinsi tahrik edecek şekilde, dar ve şeffaf giyinmeyi yasaklamıştır. Bu âyetler ve Hz. Peygamberin hadislerinden, avret mahallinin namazda olduğu gibi namaz dışında da örtülmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Bu âyetlere bakıldığında, başka bir delile gerek olmaksızın, tesettürün emredildiği anlaşılır. Çünkü, açılması yasaklanan uzuvların örtülmesi emredilmeyip sadece tavsiye edilmiş olsaydı, daha sonra kimlerin yanında ziynetlerin açılabileceğinin sayılması anlamsız olurdu. Bu da, örtünme ile ilgili bu âyetlerin emir ifade ettiğini göstermektedir. (Kaynak: Diyanet)

GÜNAHKARA DEĞİL GÜNAHA DÜŞMANIZ

  Ne olur artık kendinize gelin. Tesettürün kuralları belli ve aşikardır. Mübarek Erol bir sohbetinde şöyle buyuruyor “ Allah’u Teâla’nın emrini kendi nefsimizin emrinin üstüne koymadan gerçek anlamda iman etmiş olamayız ”. Allah rızası için değişin. Değişin ‘Allah rızası’ için.

Allahu teala buyuruyor: “Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün”  (Tahrim 8 )

Mustafa Sefa EREM

Tevafuk olarak bugün bir gazete yazarının da köşesinde bu konuya el attığını gördüm. O yazının bir kısmını da aşağıya ekliyorum.

BİR GÜN LOPEZ KONSERİNDE DİĞER GÜN MAÇTA

Yine pek çok ünlü popüler simamız misali, tüm @ işaretleri ve hashtagler birilerine; belirli markalara işaret ediyordu.

“Bugünkü kombinim çok sevgili @bilmemkim’den” gibi… Sonra seksek ya da ‘Buna ‘evet’ diyorsan bir sonraki hesaba geç’ gibi bir tür oyun başladı. Her ‘Bilmemkim’in hesabında, bir ayrı şaşırtıcı dünya… Öyle bir zenginlik ve öyle bir hayat tarzı ki… Bir gün, -başlarına sardıklarını saymazsak- ABD’de bir beyzbol maçına gittiğine iddiaya girebileceğim kıyafetlerle Fenerbahçe maçında, diğer gün Jennifer Lopezkonserindeler… Lopez konserinde türban üzeri, Lopez maskeleri takılmış. “Hocanıza şikâyet edeceğim” yorumuna da “Ooo duamızı ettik, hocamızdan iznimizi aldık da geldik” yanıtı verilmiş…

‘İŞTE UMRE KOMBİNİM’

“My sis ile sinema keyfi” başlığı; dev ekran karşısında masaya uzatılmış pofuduk terlikler; masada salep, onlarca çeşit ve marka çikolata.

Ya da ‘İşte böyle bir pazar’ başlığının üzerinde hem yerli, hem yabancı Elle ve Vogue’lar yanında ‘Moda ve Zihniyet’, ‘Allah Beni Böyle Yaratmış’ gibi kitaplar..

Bir gün giysiler “İşte Umre kombinim” diye ‘etiketleniyor’, üç gün sonra ‘gece gezmesi’ adlı bir fotoğraf yükleniyor; başörtüsüne uygun can alıcı renklerde spor ayakkabılar, her yerinde dev kurukafalar barındıran altın rengi kazak, kürk yelek ve haki bir pantolon…

KIZ GÜCÜ VE MARKALAR

Fotoğraflara yapılan yorumlar ise daha da ilginç. ‘Emotion’lar ustalıkla kullanılıyor bir kere; pembe kurdeleler, alkışlar, kalpler, el ele kızlar… İngilizce kısaltmalar da gırla. Herkes kendi kombinini tanıtıyor; yiyip içtiğini, kullandığını daha doğrusu ‘markaları’ yazıyor ya da ‘tag’liyor; yani etiketliyor. Bu nedenle de yorumların bir kısmı internet alışveriş bloglarını andırıyor…

“Ne güzelsin, ne şahanesin, bayılıyorum, beni de yanına alsana”lardan geçilmiyor! Bir kısmı ise “Allah seni sahibine bağışlasın” tadında; dualar da var… Sık sık ‘kız gücünden’, ‘Voltran’ı oluşturmaktan (evet ifade bu) bahsediliyor.
Her ama her konuda bir ‘marka’ vuku buluyor.

İKON VE İKONCANLAR…

Bir de tabii ki tartışmalar… Çünkü birtakım başörtülü kadınlar ‘ikon’, bir kısmı da ‘ikoncan’. Sadece kendi tasarladığı kıyafetleri modellerle paylaşanlar olduğu gibi, kendini model olarak kullanan da çok. Cesur kombinler de var tabi..

Katar Emiri’nin eşi Sheikha tarzı bağlanan mesela boyun açık kalıyor (!)

BESTE UYMUŞ DA GÜFTE KÖTÜ

Beni rahatsız eden ‘bir uyarlama’ gibi duran haller.  Beste iyi de güfte tutmuyor.

hörgüç

Reklamlar

One response to “NAMI DİĞER ‘DEVE HÖRGÜÇLÜLER’E: “KENDİNİZE GELİN!”

  1. Çok güzel yazmışsınız, size katılıyorum, eskiden herkes başörtüsünü omuzlarından aşağı uzatırdı, bol pardesü giyerdi, süslü giyinmezdi, yolda elin erkekleriyle kırıtmazdı, başı önde olup erkeklere bakmazdı, namuslu iffetli ahlaklı ve en önemlisi hayalı kızlardı, şimdi ise erkeklerle el ele gezmeler, süslenmeler, erkeği cezbedecek kıyafetler, ve daha neler neler.. Kimsede namus, ahlak kalmadı. Başı açık kızların yaptıklarının hepsini hörgüç kafalılar da yapıyor, hatta daha fazlasını, sorsan da hepsi müslüman, bismillah bu nasıl iştir, şimdi bu süslü bayanlar, başlarındaki o minicik bez parçasıyla cennete gireceklerini mi sanıyorlar, madem onlar bu kadar rahat yaşayıp cenneti kazanacaklar, öyleyse biz neden bol, dikkat çekmeyen, büyük başörtüler takıp, yaz vakti boğuluyoruz, namusumuzu koruyoruz, bizim günahımız ne!!! Allah böylelerine hidayet versin..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s