İKİNCİ AKABE BİATI

Peygamberliğin on üçüncü yılında yetmiş beş Medineli müslümanla Rasul-i Ekrem s.a.v. arasında, Akabe’de “İkinci Akabe Biatı” yapılmış, Medine’ye hicret kararı burada verilmişti.

ikinci akabe biat

Görüşmede, Peygamber Aleyhisselam’ın amcası Hz. Abbas ilk sözü alarak şöyle konuştu:

-Ey Medine topluluğu! Bilirsiniz ki Muhammed bizdendir, kardeşimin oğludur ve en sevdiğim insandır. Eğer siz onu tasdik ederek yanınıza almak istiyorsanız, onu yardımsız bırakmayacağınıza ve düşmanlardan koruyacağınıza kesin söz verin. Yanınıza geldikten sonra muhaliflerden korkup onu yalnız bırakacaksanız, şimdiden bırakın da aramızda şerefiyle korunmaya devam etsin, dedi.
Medine’nin ileri gelenlerinden Esad b. Zürare de şöyle konuştu:
-Ya Rasulallah! Bugün senin yaptığın davet, insanlara ağır gelen bir davettir. Sen bizi eski inançlarımızdan ayırıp yeni bir dine bağlanmaya davet ettin, biz de bunu kabul ettik. Biz senin Allah’tan getirdiklerine inanarak sana biat edeceğiz. Kendimizi ve çoluk çocuğumuzu savunduğumuz gibi seni de savunup koruyacağız. Hangi şartla olursa olsun, bu sana bağlılık yeminimizdir.
Allah Rasulü s.a.v. ise onlara şöyle dedi:
– Allah için sizden istediğim ilk şart, O’na hiçbir şeyi ortak koşmadan ibadet etmenizdir. Kendim için istediğim şart da bana ve ashabıma yardımcı olmanız, bizi kollayıp barındırmanızdır. Kendinizi koruduğunuz şeylerden bizleri de korumanızdır.
Hz. Abbas r.a., o gece Peygamber Aleyhisselam’ın elinden tutarak, O’nun için Medineli müslümanlardan tek tek biat (bağlılık sözü) aldı. İlk biat eden Esad b. Zürare oldu. Ondan sonra sırayla herkes biat etti.
Bu İkinci Akabe Biatı böylece tamamlandıktan sonra üst taraflardan şeytanî bir çığlık sesi duyuldu:
“Ey Kureyşliler! Dinlerini değiştirmiş birilerinin sizinle savaşmak üzere sözleştiklerinden haberiniz yok mu?” diyordu.
Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz,
“(Bu ses sizi korkutmasın.) Bu Allah düşmanı şeytanın sesidir” dedi. Sonra herkesin evine dönmesini söyledi. Gece karanlığında oradan dağıldılar.
İbn Hişam, 2/52-60; el-Vefâ bi-ahvâli’l-Mustafa, 2/224-227; Sübülü’l-Hüda ve’r-Reşâd, 3/203-206.

Kaynak: NASİHATLER.COM

Yazı Semerkand Dergisi’ nden alınmıştır.*


//

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s